Kurumsal test ortamlarında en sık duyduğumuz cümle şudur: “Test hazır ama bağlı sistem ayakta değil.” Çekirdek sistemler, üçüncü parti API’ler ve henüz geliştirilmekte olan servisler, test takvimini çoğu zaman uygulamanın kendisinden daha fazla belirler.
Servis sanallaştırma bu bağımlılıkları kontrollü modellerle temsil eder. Ancak her bağımlılığı sanallaştırmak gerekmez. Yatırımın en hızlı geri döndüğü üç durum görüyoruz:
- Bağımlı sistemin test ortamı sık sık erişilemiyor ya da ekipler arasında paylaşılıyorsa
- Üçüncü parti çağrılar ücretli, kotalı veya test için kısıtlıysa
- Zaman aşımı ve hatalı yanıt gibi senaryoları gerçek sistemde üretmek zorsa
Doğru başlangıç noktası teknik değil, ölçümseldir. Son birkaç sürümde testlerin bağımlılıklar nedeniyle kaç gün beklediğini çıkarın. Bu sayı, hangi servislerden başlanacağını ve yatırımın büyüklüğünü netleştirir.
Sanal servislerin kalıcı değer üretmesi için sahiplik de baştan tanımlanmalıdır: Gerçek servis değiştiğinde modeli kimin güncelleyeceği belli değilse, sanal servisler kısa sürede güvenilirliğini kaybeder.